Sponsorlu bağlantılar


AnaSayfa » İslami - Dini Konular

Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı-Vakıa Suresi Dinle

12 Aralık 2012 Hiç Yorum Yapılmamış
Sponsorlu bağlantılar

Vakıa suresi diğer sureler gibi önemli bir suredir. Vakıa suresini darda kalınca okunın faziletli olduğu rivayetlerde geçmektedir. Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı-Vakıa Suresi Dinle

Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı-Vakıa Suresi Dinle

Vakıa suresi diğer sureler gibi önemli bir suredir.

Vakıa suresini darda kalınca okunın faziletli olduğu rivayetlerde geçmektedir.

Vakıa suresinin faziletleri

Her gün 41 defa okuyanın her arzusu olur. Fakirlikten kurtulur. Kazancı bereketlenir.

Her gece Vakıa Suresi okuyan kişi fakirlik görmez. Gündüzleri okuyanıda ALLAH kimseye muhtaç etmez.

Vakıa Suresi zenginlerin suresidir.

Vakıa Suresi ölen biri için okunursa azabı hafifler. Hasta üzerine okunursa şifa bulur. Ölüm anındaki birine okunursa imanlı göçmesine vesile olur. Azrail as. o kişiye yumuşak davranır.

Hergün sabah, akşam okuyan kişi hayatı boyunca tehlike görmez. Açlık ve susuzluk çekmez.

İkindi namazından sonra 14 defa okuyanın rızkı artar.

VAKIA SURESİ DİNLE
0 Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı Vakıa Suresi Dinle

Vakıa suresinin türkçe anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- Vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman,

2- Onun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur.

3- O aşağılatıcı, yücelticidir.

4- Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı,

5- Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı,

6-Derken toz duman halinde dağılıp-savrulduğu,

7- Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman;

8- İşte o “Ashab-ı Meymene”, ne (kutludur o) “Ashab-ı Meymene”.

9- “Ashab-ı Meş’eme” ne (mutsuz ve uğursuzdur o) “Ashab-ı Meş’eme”.

10- Yarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir.

11- İşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.

12- Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde;

13- Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,

14- Birazı da sonrakilerden.

15- ‘Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar üzerindedirler.

16- Karşılıklı yaslanmışlardır.

17- Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;

18- Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,

19- Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

20- Arzulayıp-seçecekleri meyveler,

21- Canlarının çektiği kuş eti.

22- Ve iri gözlü huriler,

23- Sanki saklı inciler gibi;

24- Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);

25- Orada, ne ’saçma ve boş bir söz’ işitirler, ne günaha sokma.

26- Yalnızca bir söz (işitirler:) “Selam, selam.”

27- “Ashab-ı Yemin”, ne (kutludur o) “Ashab-ı Yemin.”

28- Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),

29- Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,

30- Yayılıp-uzanmış gölgeler,

31- Durmaksızın akan su(lar);

32- Ve (daha) birçok meyveler arasında,

33- Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).

34- Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler).

35- Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık.

36- Onları hep bakireler olarak kıldık,

37- Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

38- “Ashab-ı Yemin” olanlar için.

39- (Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,

40- Birçoğu da sonrakilerdendir.

41- “Ashab-ı Şimal”, ne (mutsuzdur o) “Ashab-ı Şimal.”

42- Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su,

43- Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.

44- Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

45- Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

46- Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.

47- Ve derlerdi ki: “Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?”

48- “Önceden gelip-geçmiş atalarımız da mı?”

49- De ki: “Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de.”

50- “Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”

51- Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,

52- Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

53- Böylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız.

54- Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.

55- Üstelik ‘içtikçe susayan hasta develerin’ içişi gibi içeceksiniz.

56- İşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir.

57- Sizleri Biz yarattık, yine de tasdik etmeyecek misiniz?

58- Şimdi (rahimlere) dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü?

59- Onu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa Yaratıcı Biz miyiz?

60- Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir;

61- (Yerinize) Benzerlerinizi getirip-değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde-inşa etme konusunda.

62- Andolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp-düşünmeniz gerekmez mi?

63- Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?

64- Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz?

65- Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.

66- (Şöyle de sızlanırdınız:) “Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip-zorlandık.”

67- “Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık.”

68- Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü?

69- Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?

70- Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?

71- Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?

72- Onun ağacını sizler mi inşa ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşa eden Biz miyiz?

73- Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

74- Şu halde büyük Rabbini ismiyle tesbih et.

75- Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim.

76- Şüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.

77- Elbette bu, bir Kur’an-ı Kerim’dir.

78- Saklanmış-korunmuş bir Kitap’ta (yazılı)dır.

79- Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

80- Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

81- Şimdi siz bu sözü mü hor görüp-küçümsüyorsunuz?

82- Ve rızkınızı (Kur’an’dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?

83- Hele can boğaza gelip dayandığında,

84- Ki o sırada siz (sadece) bakıp-durursunuz,

85- Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.

86- İşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz,

87- Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.

88- Eğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise,

89- Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur).

90- Ve eğer “Ashab-ı Yemin”den ise,

91- Artık, “Ashab-ı Yemin”den selam sana.

92- Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,

93- Artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır.

94- Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da.

95- Şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku’l-Yakin).

96- Öyleyse büyük Rabbini ismiyle tesbih et.

vakia suresinin anlami 300x225 Vakıa Suresinin Türkçe Anlamı Vakıa Suresi Dinle


 

  • Bu Yazı Hakkında
  • Etiketler
  • Benzer Konular
Bu yazı 12 Aralık Çarşamba 2012 saat 09:51 tarihinde İslami - Dini Konular kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.

Yorumunuzu Yazın

Yorum Ekleyebilirsiniz yada Yorumlara Abone Olabilirsiniz. Abone olmak icin tikla via RSS.

Yorum İçinde Sadece Aşağıdaki Html taglarını kullanabilirsiniz.
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

84 2,032