Allah insanları hür iradeli ve akıllı varlıklar olarak yaratmış, onlara taşıyamayacakları yükleri yüklememiştir. Akıl nimetinden mahrum olanları ibadetle ve imanla yükümlü tutmamıştır.
Ahiret İnancımız Nasıl Olmalıdır?

Ahiret İnancımız Nasıl Olmalıdır?

Bu yüzden akıllı, ergenlik çağına ulaşmış Müslümanlar ibadetlerini yerine getirmekle sorumludur. Allah her insana belli bir ömür sermayesi vermiştir.
Kimine 50, kimine 40, kimine 90, kimine 20. Herkesin ömür müddeti boyunca yaptıklarından sorumlu olması, dünya hayatını en güzel şekilde geçirmesini gerektirir.
Hem şahsi ibadetlerini yerine getirmesi, hem de başkalarıyla olan ilişkilerinde hak yememeye, insanlara iyi davranmaya, akrabalarıyla güzel geçinmeye özen göstermelidir.
İnsanın ahlakını güzelleştirmesi, kendini kıskançlık, sui zan, gıybet, dedikodu gibi kötü hasletlerden arındırması, kalbini temizlemesi istenir ve beklenir.
Allah’ın dünyada yaptıklarımızın karşılığını vereceği, hesabını soracağı yerin adı ahiret yurdudur. Ahirette yaptığımız kötü davranışların cezasını, iyi davranışlarımızın da mükafatını göreceğiz.

Eğer böyle bir yer olmasaydı, insanların yaptığı iyi yada kötü ameller bu dünyaya mahsus kalır, zalim zulmünde, mazlum zulme uğramışlığında bu dünyadan göçer giderdi. Herkesin yaptığı yanına kar kalırdı. Çünkü dünya kanun ve kuralları tam adaleti sağlayamamakta, adalet çok kolay kandırılabilmektedir. Halbuki ahiret hayatında mizan terazisi kurulacak, kişi yaptıklarını tek tek önünde bulacaktır.
İnkar etse bile günahı işleyen uzuvları konuşacak ve günahı itiraf ettireceklerdir.

Allah Zilzal Suresi 7 ve 8. ayetlerde şöyle buyurur: “Her kim zerre miktar iyilik yaparsa onun mükafatını görecek her kim de zerre miktar kötülük yaparsa onun cezasını görecektir.” Allah cümlemizi ebedilik yurdu olan ahiret yurdunda mutlu olanlardan, alınları, yüzleri parlayan kullarından eylesin. Amin

ahiret_inancimiz_nasil_olmalidir