Risale-i Nur Külliyatının müellifi Bediüzzaman Said Nursi’nin mezarının nerede olduğu şimdiye kadar bilinmiyordu. Talebeleri bilse de kimseye söylenmemiş, hep gizli kalmıştı. Başbakanlığın talimatıyla bu konu araştırılıyordu. Bediüzzaman Said Nursi’nin Mezarının Yeri Bulundu- Said Nursi’nin Mezarı Hangi İlde?

Bediüzzaman Said Nursi’nin Mezarının Yeri Bulundu- Said Nursi’nin Mezarı Hangi İlde?

Risale-i Nur Külliyatının müellifi Bediüzzaman Said Nursi’nin mezarının nerede olduğu şimdiye kadar bilinmiyordu. Talebeleri bilse de kimseye söylenmemiş, hep gizli kalmıştı. Başbakanlığın talimatıyla bu konu araştırılıyordu.

Ama araştırılan bu konuyla ilgili bilgiler Başbakanlık arşivlerinde ortaya çıktı.

53 Yıl sonra ortaya çıkan arşivlerde Bediüzzaman Said Nursi’nın kabrinin Isparta Şehir mezarlığında olduğu belirtildi.

23 Mart 1960’da Urfa’da vefat eden Bediüzzaman Said Nursi’nin naaşı önce Halil-ur Rahman Dergâhı’na defnedilmişti.

27 Mayıs darbesinden sonra hükümet açıklama yapmadan başka bir yere nakletti.

Daha sonrada Kıbrıs açıklarında denize atıldığı ileri sürülmüştü.

Başbakanlık arşivlerindeki bilgilere göre Said Nursi’nin mezarı Isparta şehir mezarlığında ve giriş kapısına çok yakın bir yerde olduğu yönünde.

Ama Nur cemeatinin önde gelen isimlerinden olan kişilerin mezarının yerinin tam olarak bilinmediği yönünde.

Risale-i Nur talebelerinden olan Bayram Yüksel’in anlattıklarına göre; Ispartaya defnedildikten sonra öğrencileri Said Nursi’nin naaşını tesadüfen bulmuş ve kimsenin bilmemesi için başka bir yere defnetmişlerdir.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri kitaplarındada kabrinin yerinin bilnmemesi gerektiğini şu cümlelerle açıklamış;

” “Bu dehşetli zamanda, eski zamandaki Firavunların dünyevî şan ü şeref arzusuyla heykeller ve resimler ve mumyalarla nazar-ı beşeri kendilerine çevirmeleri gibi, enaniyet ve benlik verdiği gafletle, heykeller ve resimler ve gazetelerle nazarları, mana-yı harfîden mana-yı ismîyle tamamen kendilerine çevirtmeleri ve uhrevî istikbalden ziyade dünyevî istikbali hayal edinmiş olmaları ile; eski zamandaki lillah için ziyarete mukabil ehl-i dünya kısmen bu hakikate muhalif olarak mevtanın dünyevî şan ü şerefine ziyade ehemmiyet verir, öyle ziyaret ediyorlar.

Ben de Risale-i Nur’daki a’zamî ihlası kırmamak için ve o ihlasın sırrıyla, kabrimi bildirmemeyi vasiyet ediyorum. Hem şarkta, hem garbda, hem kim olursa olsun okudukları Fatihalar o ruha gider.

Dünyada beni sohbetten men’eden bir hakikat, elbette vefatımdan sonra da o hakikat bu suretle beni sevab cihetiyle değil, dünya cihetiyle men’etmeye mecbur edecek.” demiştir.

said_nursinin_mezarinin_yeri_nerede